Site, LinkedIn, çekim ve marka kimliği ayrı ayrı ellerde olunca firma dışarıdan dağınık görünür. Dördünü aynı masada, aynı dille kuruyoruz. İhtiyacınız hangisiyse oradan başlıyoruz.
Satın almacı sizi önce sitenizden tanır. Fabrikanızı görmeden karar verir.
Ürününüzü, kapasitenizi ve güveninizi ilk bakışta anlatan, ihracat pazarlarınızın dilinde konuşan kurumsal site kuruyoruz. Yayından sonra da güncel kalması bizim işimiz.
Siteniz 5 yıldan eski, yeni bir pazara açılıyorsunuz ya da bir fuar yaklaşıyor ve göndereceğiniz bir link yok.
Karar vericiler LinkedIn'de. Rakibiniz düzenli görünüyorsa, sizi hatırlamazlar.
Şirket sayfanızı ve yöneticilerinizin profillerini tek bir takvimle yönetiyoruz. Ne zaman ne paylaşılacağı planlı, dili tutarlı, görselleri markanıza ait.
Paylaşımlar düzensiz, sorumlusu belli değil ya da yurtdışı alıcılarla LinkedIn üzerinden temas kurmak istiyorsunuz.
En güçlü kanıtınız fabrikanız. Ama telefonla çekilmiş bir fotoğraf onu anlatmaz.
Üretim hattınızı, ürünlerinizi ve ekibinizi sahada çekiyoruz. Gerektiğinde çekimi mümkün olmayan anları AI ile güçlendirilmiş sahnelerle tamamlıyoruz. Sonuç: site, LinkedIn ve fuarda yıllarca kullanılacak bir arşiv.
Fuar yaklaşıyor, yeni bir ürün ya da hat devreye giriyor veya sitenizde gösterecek gerçek görseliniz yok.
Kartvizitte bir logo, katalogda başka, fuar standında bir başkası. Alıcı bunu fark eder.
Logonuzu, renklerinizi, yazı karakterlerinizi ve katalog dilinizi tek bir sisteme bağlıyoruz. Kim, nerede, ne üretirse üretsin, aynı firma görünsün diye.
Farklı yerlerde farklı logolar kullanılıyor, katalog eskidi ya da markayı yeni nesle devretmeye hazırlanıyorsunuz.
Çoğu firma ilk adımda mevcut durumunu masaya koyarak başlar. İlk görüşmede birlikte bakalım, hangisinin öncelik olduğuna beraber karar verelim.